"Laik sistem tehlikede" korkusunu görmezden mi gelelim?
04.05.2008
Anayasa mahkemesi 11 üyesi oy birliği ile iddiaları ciddiye alıyor ve yargılama kararı veriyorsa ne yapacağız?.
Geçtiğimiz seçimlerde AKP'ye oy veren bir dostum; "İlk dörtbuçuk yıldır gösterdiği olgunluk, hoşgörü ve atılımını daha da ileri götürerek tekrarlaması şartıyla oy verdim" dedi. Haklı olabilirdi ama bu özeleştiri şimdi neyi değiştirirdi?. Oysa Tayip Bey'in öfkesindeki gelgitlerin Türkiye'yi yönetebilmek için handikap olduğunu bilmeliydi. 22 Temmuz sonrası AKP'si, Giges Yüzüğünü bulmadan önce Kralına bağlı bir vatandaş olarak, hiç kimseye zarar vermeden, hiç kimse için kötülük düşünmeden yaşayan Çoban'ın, yüzüğün gücünü fark edişinden sonra birden kötü bir canavara dönüşü gibi oldu. Başbakan hemen her ağzını açışta; "Arkamda % 47 oy var" demeye başladı. Bunun mefhumu muhalifi, karşısında % 53 oy olduğu gerçeğidir ve bütün o oylar tek parti değilse bile "Muhalefet" isimli tekil kurum şemsiyesi altında toplanmıştır. O % 53 lük kitle; Türkiye'de laik sisteminin yıkılmak üzere olduğuna inanıyorsa neden ciddiye alınmıyor?. Anayasa mahkemesi 11 üyesi oy birliği ile iddiaları ciddiye alıyor ve yargılama kararı veriyorsa ne yapacağız?. "Anayasa Mahkemesi üyeleri kötü niyetli" diye mi düşüneceğiz?. Yakışır mı?. Hem nasıl ve neden sesiz kalacağız? O zaman nasıl bir demokrasi anlayışı olacak? Nerede kaldı Hukukun üstünlüğü ilkesi?. Hani bazı arkadaşlar, üstünlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlıydılar. Lütfen iyi hatırlayın. AKP seçime giderken, Başbakan Erdoğan meydanlarda "Ben iktidar olursam Türkiye'yi gereceğim... Laik devletle ilgili kuşkuları körükleyeceğim... Bütün anayasal kurumlarla kavga edeceğim... Bunun için bana oy verin" demedi ki. Aksine; "Uzlaşma arayacağım... 70 milyonun başbakanı olacağım" diye yüklenimde bulundu. Şimdi Başbakan'a düşen görev, 22 Temmuz öncesi halka vaat ettiği o güler yüzlü, hoşgörülü, toplumu germeyen haline bir an önce kesin dönüş yapmasıdır. Böylece yargılama sürecinde Anayasa Mahkemesi üyelerinin kuşkularını da gidermiş olur.
Elbette siyasal sonuçlara bakılacak
Bazı arkadaşlar hukukun siyasi bir karar alma olasılığından söz ederek; yargıyı eleştiriyorlar. Eğer yargılama konusu bir siyasi parti ise, hukukun siyasal açıdan yorum yapmaması mümkün mü?.. Siyasal sonuçları öngörmeyecekse ne yapacak hukuk?.. Veterinerlik penceresinden mi bakacak davaya?.. Tabii ki siyasal etkileşim ve siyasal sonuçlarını göz önüne alacak. Eğer, AKP'ye atılı suçlamalar bir rejim tehlikesi içeriyorsa, yargının olayın siyasi sonuçlarını görmezden gelmesi mümkün mü?.
37 yaşındaki eski top model Claudia Schiffer'in , iki çocuk doğurdukdan sonra verdiği çırılçıplak pozlar, Bu yaşta bu kadar güzel vücut olurmu dedirtti...