Milletçe öyle saçma sapan sorunlarla uğraşıyor, öylesine gereksiz şeyleri kendimize dert ediyoruz ki.
Filmlerin geri sarılması sırasındaki görüntüler gelir bazen ekranlara. Çocuklarımız çok gülerler. Ben ise bazen fantezi yaparım kendi kendime. Acaba yaşantımızı bu günden başlayarak doğumumuza kadar geri sayım izleyebilsek güler miyiz ağlar mıyız? Çevre kirliliğini yaşayarak gördükçe de kendi yaşamım değil ama evrenin yaratılışını düşünürüm. Acaba son yıllarda artarak hızlanan bu kirlilik ne zaman son bulacak ve ne zaman geri sayım başlayacak. Evrenbilimden öğrendiğimiz bilgilere göre milyonlarca yıl önce, uzayda sıcak bir gaz bulutu belirmişti. Dünyamızın oluşumu, güneşin parlak ışıkları altında renklenen işte bu gaz bulutuyla başlamıştı. Bu gaz bulutunun, milyonlarca yıl süren gelişmesi sonucunda oluşmuştu dünyamız. Bilim adamları, güneşin sıcaklığının o gaz bulutundaki hidrojen (H) ve oksijen (O) bireşimini, göğe uçurduğunu varsayıyorlar. Neden?.. Bu soruya iki tür cevap verilebilir. Birincisi Yaratan (Allah-Tanrı) öyle plânladığı için... Çünkü Yaratan dünyada insan başta olmak üzere milyonlarca cins canlıyı yaratacağını da planlamış olmalıydı. İkinci görüşe göreyse, tamamen rastlantısal olan bu gelişmeler kendi iç yasalarıyla ve yeni oluşumun varlığını sürdürebilmesi için su gerekliydi. Hem zaten; dünyayı çevreleyen o kalın bulut olmasaydı dünyamız soğuyamazdı. Yüzbinlerce dereceyi bulan güneş ısısı dünyayı yakar kavururdu. O kalın bulut sayesindedir ki güneş ışınları dünyamıza ulaşamamıştı. O güneş ışınları dünyamıza ulaşamadığı içindir ki, dünyamız karanlıktı. Bundan ötürü de dünyamızın soğuması hızlanmıştı. Soğumanın, milyonlarca yıl sürdüğü sanılıyor. Yine evrenbilimcilere göre ısı, kaynama derecesinin altına düştüğü zaman, dünyamızı çevreleyen bulut sağanaklar halinde boşanmaya başlamış olmalıydı. Aksi halde suyu nereden bulabilirdik? Dünyamızdaki boşluklar işte o sularla dolmuştu. Bilirsiniz, yağmur suyu tuzsuzdur. Demek ki, okyanusların, denizlerin suları uzun jeolojik çağlar boyunca kara parçalarından taşınmış olmalı. Gelelim bu güne. Çevre kirliliği nedeniyle önce sular çekilecek. Sular çekilince dünyamız daha hızlı ısınmaya başlayacak. O ilk yaratılış sürecindeki kalın bulut tabakaları da olmayacağı için güneş dünyayı doğrudan ve o binlerce derecelik ısısı ile kavuracak. Ve yine büyük ihtimalle, dünyamız ilk başlangıcında olduğu gibi bir gaz bulutuna dönüşecek. Sonra yeniden milyonlarca yıl geçecek ve belki yine o gaz bulutu yepyeni bir dünya olacak. Bu son bölümler bilim insanlarına değil, benim hayal gücüme ait. Neden durduk yerde böyle bir konuya dalıverdim biliyor musunuz?.. Söyleyeyim: Milletçe öyle saçma sapan sorunlarla uğraşıyor, öylesine gereksiz şeyleri kendimize dert ediyoruz ki. Enerjimiz boşuna akıp giden bir nehre benziyor. Bir gün bir bakacağız ki; yaşam denilen şey sadece yaşamak içinmiş. Ve onun tadını yeterince alamadığımız, onu gerektiği gibi değerlendiremediğimiz için pişman olmaya vaktimizin bile olmadığını fark edeceğiz. Ve zaten pişman da olamayacağız. Oysa yaşarken, o son nefesteki pişmanlık duygusunu hissetmemek için yapabileceğimiz o kadar çok şey olduğunu bir bilebilsek...
37 yaşındaki eski top model Claudia Schiffer'in , iki çocuk doğurdukdan sonra verdiği çırılçıplak pozlar, Bu yaşta bu kadar güzel vücut olurmu dedirtti...