AKP'nin yarattığı yeni toplum ne yazık ki o Beyoğlu'nu teslim alan güruh gibi..
Galatasaray Başkanlık yarışına ilk kez, ikisi de elit olmayan adaylarla gidiyor. Bu alışıldık bir durum değil. Sevinmeli mi yoksa üzülmeli mi bilmem ama ben kendi adıma üzüldüğümü itiraf ediyorum. Bir spor kulübü yönetiminin elitlerden oluşması yanlış mı? Bence hayır. Neden yanlış olsun?. Aksine, kulüpçülüğün özüne uygun bir seçimdir elitizm. İyi düşünün. Galatasaray gibi uluslar arası üne sahip bir okulda doğan ve her zaman Türkiye'nin en elit simaları tarafından yönetilen Galatasaray, önümüzdeki iki yıl (büyük ihtimalle) hem zihnen ve hem de bedenen bir taşralı tarafından yönetilecektir. Adnan; Galatasaray camiasında biraz şansın, çokça da Hıncal Uluç'un desteği ile bir yerle gelmiş, İstanbul'un varoşlarında yetişmiş bir eski inşaat kalfasının oğludur. Amacım, Adnan kardeşimi küçümsemek değil. Asla böyle bir şeyi aklımdan bile geçirmem ama Galatasaray bir devlet değil, bir kulüptür. Türkiye'yi veya Amerika'yı, varoşlardan, ghettolardan gelmiş siyasetçiler yönetebilir ama örneğin Circle D'orient'ı varoşlardan yetişmiş biri yönetemez... Bırakın yönetmeyi üye bile olamaz. Adnan iyi eğitim görmüş, kendini yetiştirmiş; değerli kardeşim Hıncal'ın da desteği ile İstanbul elitleri arasında kendine bir yer bulabilmiş, karizmatik bir işadamımızdır. Ancak unutulmasın ki başkanlığına talip olduğu Galatasaray Spor Kulübü; Ali Sami Yen, Yusuf Ziya Öniş, Abidin Daver, Adnan Ahıska, Suphi Batur, Ulve Yenal, Refik Selimoğlu, Prof. Dr. Mustafa Pekin, Prof. Dr. Ali Uras ve en az bu saydıklarım isimler kadar elit beyefendiler tarafından yönetilmiştir. Keşke Adnan bu gerçeği görseydi de yine bir başka elit büyüğüne bu işi bırakıp, kendisi sadece görev alsaydı. Göreceksiniz ki Galatasaray çok tehlikeli bir yola girmektedir. Siyasetteki avamlaşma hiçbir zaman Galatasaray'ı etkileyememişti. Galatasaray ilk kez, siyasetteki avamlaşmaya paralel bir yönetime teslim edilmek üzeredir. Umarım bu büyük ve hatta vahim yanlıştan bu birkaç gün içinde dönülür. Umarım, Özhan kararını bir kez dana gözden geçirir.
Yılmak yok..
Grasham yasasına göre, "Kötü para iyi parayı kovar".. Bu kuram, toplum için de geçerlidir.. Eski Beyoğlu'nu hatırlayın.. Eski Beyoğlu beyefendilerin, hanımefendilerin semtiydi.. Ama öyle bir zaman geldi ki kendilerini "Halkçı" olarak tanımlayan siyasi iktidarlar tarafından kopuk takımına teslim edildi.. AKP'nin yarattığı yeni toplum ne yazık ki o Beyoğlu'nu teslim alan güruh gibi.. Giderek; modern, çağdaş, gerçek anlamda Batılı insanları; başta İstanbul olmak üzere ülkeden bile kovar hale gelecek.. Ama terk etmek yok.. Yılmadan mücadeleye devam..
37 yaşındaki eski top model Claudia Schiffer'in , iki çocuk doğurdukdan sonra verdiği çırılçıplak pozlar, Bu yaşta bu kadar güzel vücut olurmu dedirtti...