| |
Can Paker'in evinde yapılan toplantıda, Başbakan ve yakını yazarların sohbetlerinden öğrendik ki, Başbakan'ın AKP'nin kapatılması durumunda uygulamaya koyacağı planları hazır. Avrupa Karma Parlamento eşbaşkanı Lajendijk'in açıklamalarından ise anlıyoruz ki AKP, AB için olmazsa olmaz bir parti... Kapatılsa da yerine kurulacak parti daha güçlü bir şekilde iktidara gelecek... Lajendijk CHP'nin ise (burada nezaket sınırlarını aştığı kesin) tam bir rezalet olduğunu söylüyor... Ancak ben farklı düşünüyorum. "AKP kapatılırsa veya kapatılmaz ama Erdoğan ve bazı arkadaşlarına siyaset yasağı gelirse neler olur?", onun analizini yapmak istiyorum. Öncelikle hemen söyleyeyim: AKP kapatılsa da içinden 65 - 70 milletvekiline siyaset yasağı (lütfen dikkat!.. Siyaset yasağından söz ediyorum, herhangi br siyasi partiye üye olamama yasağından değil) gelse de bu meclisten, erken seçim kararı çıkmaz... AKP kapatılırsa, kalan milletvekilleri can derdine düşecekleri için erken seçim kararı almazlar... AKP kapatılmaz ama Erdoğan ve çok sayıda milletvekili siyasi yasaklı olursa, bu kez de AKP paramparça edilir... Bu tespitimden sonra, Türkiye'de hangi partinin veya hangi düşüncenin hükümet olmasına izin verilmeyeceğini anlatayım.
* Bu günkü hükümetin dış politikasının dışında; içe kapalı, ulusalcı, küreselleşme karşıtı, devletçi dış politika uygulayacaklarını ilân edenler, * Dalgalı kur rejimini terk edep, daha kontrollü kur uygulamasına geçileceğini duyuranlar, * Daha enflasyonist politika uygulayarak, öncelikle istihdam sorunu çözeceklerini iddia edenler, * Kuzey Irak'ta kurulacak bağımsız Kürt devletine karşı çıkanlar, * Kıbrıs'ta yapılacak ikinci referandumda Kıbrıslılara "Hayır oyu kullanın" diye tavsiyede(!) bulunacaklarını açıklayanlar, * AB (Avrupa Birliği) ile müzakereleri sona erdireceklerini haykıranlar, * GB (Gümrük Birliği) sözleşmesini iptal edeceklerini beyan edenler, * "Türban kadınlarımızın en temel hak ve özgürlüklerindendir, hiç bir ortamda yasaklanamaz" diye düşünenler ve türban yasağını bütün alanlarda kaldıracaklarını vaat edenler, * "ABD ve İsrail Türkiye'nin dostları değil, düşmanlarıdır" diye ahkâm kesenler, * "İrtica diye bir tehlike yoktur, vatandaşlarımız, Müslüman olmanın gereklerini yerine getiriyorlar" diyerek özgürlük şampiyonluğu yapanlar, * Ermeni patriğinin ekümenik olarak kabul edilmesinin, Türkiye'nin egemenlik hakkına darbe olduğunu savunanlar, * Ermenistan ile kalıcı bir barış sağlanmasının, Ermeni sözde katliamını tanımak anlamı tanıyacağını ileri sürenler, * Yerel yönetim ağırlıklı üniter devlet modeli uygulanmasının ülkeyi böleceğini iddia ederek, yerel yönetim ağırlıklı yasal düzenlemelere karşı çıkanlar, * "Fethullah Gülen cemaati ve Nakşiler başta olmak üzere tüm tarikatlar, lâik sistemin düşmanıdır" diye haykıran kökten laikçiler, * "Yabancı sermaye emperyalizm isimli ahtapotun kollarıdır" diye yabancı sermaye düşmanlığı yapanlar, * "IMF gitsin. Biz kendi kendimize yeteriz" diye böbürlenenler, Ve... * "Tayip Erdoğan çok kıyak bir delikanlıdır. Ne kadar küfretse de o bizim başımızın tacıdır. İster 'Kürt sorununu kabul ettim' desin, isterse 'bu ülkede Kürt sorunu yoktur' desin ve hatta 'şeriat tehlikesi olmadığını haykırsın' o, bizim canımızdır" diyenler... ***
Moraliniz mi bozuldu?.. Hiç bozulmasın.. Gerçekleri kabul edin lütfen.. Türkiye kayıt dışı ile birlikte 650 milyar dolarlık bir ekonomi.. 200 milyar dolarlık bütçesi var.. Türkiye üstüne oyun oynayan (isterseniz bahis deyin) Dünya Derin Devleti'nin bu kadar büyük pastayı, seçimlerde bir litre zeytinyağı ve bir torba kömüre satan Türkiye Türklerine bırakacağını mı sanıyorsunuz?.. Ne kadar da romantiksiniz?.. Siz satın aldığınız milyarlarca liralık piyango biletinizden birine büyük ikramiye çıkınca o bileti başkalarına kaptırır mısınız?.. Konut için 20 milyar dolardan fazla, yıllık % 18 faizin bile altında bir faizle Türk tüketicisine borç olarak verenler ve daha on milyarlarca dolar vermeye çalışanlar Ve... Son birkaç yılda size 200 milyar dolar borç, 90 milyar dolara yakın da sıcak para getirip aksırıncaya, tıksırıncaya kadar tüketim zevki yaşatanlar sizi kendi başlarına mı bırakırlar?.. *** Engin Akdiş'ten ödünç alayım: "Türk'üm, doğruyum, çalışkanım, işsizim..." Ve.. İktidarsızım (siyasal)... Çünkü Türkiye'de Türkler "hükümet", Dünya Derin Devleti de "iktidar" olur.. Hep öyle olmadı mı?.. Bize kalan; çılgınlığımızla ve film kahramanlarımızın ABD'li askerlerin başına çuval geçirmeleriyle övünmektir.. Ey Türk!. Övün ve avanta bekle... Bazen Engin'in yazdıklarını kıskanmıyor değilim... Ama tapulu arazisine gecekondu yapmak da istemiyorum...
|