Bu satırların yazarı adı ne olursa olsun (Gladio, Susurluk, Ergenekon) her türlü kirli yapılanmanın karşısındadır...
Küreselleşmeye devam edelim... Etmeyip ne yapalım? Eskiden bir reklam vardı.. Bir tatlı reklamıydı sanırım hafizam yanıltmıyorsa... Doktor hastasına resimler gösterip sorardı: "Bu size neyi hatırlatıyor?" diye. Adam da her soruya "Çokomilk" derdi... Doktor her sorusuna aynı cevabı alıp da şaşırınca, "hiç aklımdan çıkmıyor ki" diye bitirirdi reklamı... Küreselleşmenin bir diğer özelliği "bilgi çokluğu"dur... Bilgi çokluğunun en büyük özelligi de "bilgi kirlenmesi"dir... Bilgi kirlenmesinin en uygun yöntemi de dezenformasyondur. Derin devlet diye anılan, son dönemdeki moda adıyla derin çeteler mesela.. Farkında mısınız ? Ergenekon olayından sonra artık kimse " Derin Devlet " demiyor nedense. Medya öylesine bizi alıştırdı ki hepimiz bu yeni tarifi çok sevdik : Derin Çeteler... İlk defa böyle bir örgütlenmenin su yüzüne çıkması bir başbakanın İKTİDARDA iken söylediği cümleyle kabul görmemiş 20 yıl sonra bir kamyon bir Mersedes'e çarptığında bütün çıplaklığıyla serilmişti. Aradan yaklaşık 13 yıl geçmesine rağmen yargılama henüz tamamlanamamıştır. O olayın sanıklarının bir kısmı bugün Ergenekon davasıyla ilgili sorgulanmaktadır. Şimdi esasında yayın yasağı olan bir konuda o kadar çok yayın yapılıyor, o kadar çok bilgi sızdırılıyor ki... İşte bu küreselleşme sayesinde olmaktadır. Hoş, internet çağında yayın yasağı ne işe yarar ki.. Ama konmuş, ne beklersiniz... Hiç bir şey duymayacaksınız, kimse bir şey yazmayacak.. Ama o ne öyle, yayın yasağı olmayan mevzulardan daha fazla yayın yapılıyor Ergenekon hakkında.. Haberler manşetten veriliyor, örgüt şeması çiziliyor, görevler örgütün içindeymiş gibi tarif ediliyor.. Sanıklar ve yakınları haklı olarak bağırıyor.. " Yargının sonucunu bekleyelim " diye... Hüseyin Üzmez isimli kişi 78 yaşında, 14 yaşındaki kıza taciz ( ?) nedeniyle tutuklanıp cezaevine konuluyor... Götürülürken bağırıyor " Bu bir komlodur, yargının sonucunu bekleyelim " diye.. Bu satırların yazarı adı ne olursa olsun (Gladio, Susurluk, Ergenekon) her türlü kirli yapılanmanın karşısındadır... Belki de bu nedenle kimseye yar ve yakın olamamıştır.. Hoş; olmak da istememiştir... Hele 78 yaşındaki bir adamın torunundan küçük bir kıza taciz ( ?)de bulunmasını savunacak kadar aymaz (en hafif tabirle) değildir. Ama Allah aşkına nasıl bir magazin toplumu olduk ki , yargılama olmadan bu kadar detaylı bilgileri merakla okuyor ve izliyoruz.. " neremi neremi " diye şarkılar dinleyip söyleyenleri ağzımızın suyu akarak izliyor... " tam olarak nereni yavrum, anlatır mısın " diyen adamları Anchorman yapıyoruz... Nedeni şu .. Dünya adı konulmamış bir üçüncü büyük savaşın tam içindedir.. Ve bizim gündemimiz bu konudan çok uzaktır. Pirincin 1400 dolar olmasını, 50 milyar dolarımız varken IMF'ten neden 4 milyar dolar istediğimizi, dünyanın en pahalı benzinini neden kullandığımızı tartıştıracak değiller ya... Alın size istemediğiniz kadar bilgi... İstediğiniz konularla ilgili de lazım oldukça küresel güçler sizi bilgilendirecektir. Aaaaaa.... Cambaza bak...
37 yaşındaki eski top model Claudia Schiffer'in , iki çocuk doğurdukdan sonra verdiği çırılçıplak pozlar, Bu yaşta bu kadar güzel vücut olurmu dedirtti...