Ak Parti iktidarının devamından yana bir yurttaş olarak Başbakan Erdoğan ve yardımcılarına, böylesine önemli TV tartışmalarına daha entelektüel, ikna gücü yüksek, sevimli ve demagoji yapmayan arkadaşlarını göndermelerini tavsiye ederim.
Ben Ak Parti'ye her zaman "Kurumsal" açıdan baktım. Beni ilgilendiren Ak Parti'nin "ne olduğu" değil, "ne yapmak istediği" idi. Ve yaptıklarını, yapmak istediklerini siyasi ve sosyal felsefeme uygun görüyordum Türban yasağını kaldırmak isteyişlerindeki ısrarcılıkları ile zina tanımları ve karşı cinsten iki insanın kendi rızalarıyla birlikte olmak istemelerini bile yasaklama arzuları da beni irrite etmemişti. Benim için Ak Parti, demokrasi tarihimizin en demokrat, en reformcu iktidar partisiydi. Ekonomide liberal felsefeye inanmışlar, Türkiye'yi küresel dünya ile uyumlu hale getirmek için samimiyetle çalışıyorlardı. 22 Temmuz 2007 seçimlerinden sonraki Ak Parti için ben de pek güzel şeyler söyleyemem ama muhalefet partilerine bakınca, Ak Parti'yi ehveni yer olarak görmeye devam ediyorum. Buraya kadar Ak Parti'ye kurumsal bakışımı anlattım. Ancak bu gece (6 Mayıs 2008) Televizyonda iki AKP milletvekilini dinledim. Öyle üzüldüm ki anlatamam. Umarım o iki milletvekili tekne kazıntısı, rahmetli dedeciğimin söylemiyle "elek altıdır"lar. Eğer çoğunluk onlar gibiyse felâket. O milletvekillerinden birisi Osman Yağmurdereli'ydi. Yağmurdereli iyi bir müzisyen, iyi bir işadamı olabilir ama çok kötü bir milletvekili. Çok sığ geldi bana. Hülya Avşar'ın karşısında çok komik durumlara düştü... Kahve ağzıyla ve sıradan bir yurttaşın bile daha entelektüel bazda yapabileceği politik tarzı vardı. Diğeri Agah Kafkas isimli bir milletvekiliydi. Demokrasiden asla nasibini almamış, kendisi gibi üşünmeyen her konuğun konuşmasını kesen, hiç kimseye söz hakkı tanımayan sığ bir milletvekiliydi... Kötü bir şivesi vardı. Demagoji yapıyor ama hiçbir somut fikir üretmiyordu. Ak Parti iktidarının devamından yana bir yurttaş olarak Başbakan Erdoğan ve yardımcılarına, böylesine önemli TV tartışmalarına daha entelektüel, ikna gücü yüksek, sevimli ve demagoji yapmayan arkadaşlarını göndermelerini tavsiye ederim. Ben şahsen, ekranda gördüğüm iki Ak Parti milletvekilinden rahatsız oldum.
37 yaşındaki eski top model Claudia Schiffer'in , iki çocuk doğurdukdan sonra verdiği çırılçıplak pozlar, Bu yaşta bu kadar güzel vücut olurmu dedirtti...