Türkiye hak ettiği çağdaşlığa doğru değil, hiç hak etmediği Arap Müslümanlığına doğru freni patlamış tır gibi gidiyor...
Can Ataklı geçen gün mükemmel bir yazı yazdı. Olay, Kadıköy vapurunda geçiyordu. Anlatan da Ataklı'nın 40 yıldır tanıdığı, yalan söylemesine ihtimal bile vermediği bir hanımefendiydi. Okumamış olanlar için olayı Ataklı'nın okurunun ağzından tekrarlayayım: *** Pazartesi günü Eminönü'nden kalkan Kadıköy vapuruna bindim. Üst salonda oturuyorum. Karşımda simsiyah çarşaf içinde bir kadın oturuyor. Yanında da 7-8 yaşlarında bir oğlan çocuk var. Çocuk bayağı haşarı. Bir aşağı bir yukarı koşturup duruyor. Ara sıra da benim yanıma geliyor. Dirseğini dizime dayıyor. Çocuktur, yapar. Benim kızım da küçükken otobüste vapurda tanımadığı kişilerin yanında durur, hatta yaslanırdı bile, çocukların genel davranışıdır bu. Ancak biraz sonra garip bir şey olmaya başladı. Çocuk önce dirseğini dayarken daha sonra bacağımı tutmaya başladı. Daha sonra elini etiğimin altına sokmaya çalıştı. Bir iki sefer kızıp "Haydi git bakayım annenin yanına" diye seslendim. Oralı olmayınca çarşaflı kadına dönüp "Hanım şu çocuğuna biraz sahip çık, bak ne yapıyor" dedim. Dememle birlikte kadın ayağa kalkıp bana ne söylesin? "Kadın kadın çocuk diye kızıyorsun değil mi, büyük biri okşasa çok hoşuna giderdi ama." O an kendimi kaybetmişim. Yerimden fırladığım gibi kadının üzerine atladım. Boğuşmaya başladık. Kadının çarşafı açıldı, altından 20-22 yaşlarında bir kız çıktı. Tam bu sırada cüppeli, beline kadar siyah sakallı bir adam peydah oldu. Kalabalığa dönüp "Ey ümmeti Müslüman, görüyorsunuz değil mi bu dinsizleri, Müslüman kızlara nasıl saldırıyorlar?" diye bağırmaz mı? Çok şükür ki vapurdakiler hem olayı görmüşlerdi hem de aralarında fanatik dinci yoktu herhalde adamın etrafını çevirip "Her şeyi gördük, milleti tahrik etme, burayı İran'a çevirmeyin" diye çıkıştılar. Adam, kız ve çocuk hemen alt kata indiler, bu sırada iskeleye yanaşıyorduk, yok olup gittiler. *** Ataklı sonraki gün, şaşırtıcı tepkiler aldığını yazdı. Tepkiler ikiye ayrılıyormuş. Benzer olayları anlatanlar ve yazılanların yalan olduğunu söyleyenler. Ama hiç kimse o çocuğun ve ailesinin yaptığı için "Çok güzel" dememiş. Yalan olduğunu söyleyenler de yapılanları asla onaylamıyor ve karşı çıkıyorlarmış. "En azından bu iyi bir gelişme" diyor Ataklı. Ve o tür olayların analizine geçiyor; "Bence şunu demek istiyorlar" deyip sıralıyor: Bu halk Atatürk'ü sevmiyor. Bu halk cumhuriyeti istemiyor. Bu halk laiklikten hazzetmiyor. Bu halk çağdaşlıktan nefret ediyor, çağdaşlığa karşı çıkıyor. Bu halk Orta Çağ yaşamına dönmek istiyor. Bu halk bilimden sanattan kültürden hoşlanmıyor. Bu halk sadece dininin gereklerini yaşamak istiyor. Bu sıralamayı yaptıktan sonra şöyle bağlıyor Ataklı: - Bu yoğun propagandanın sonucu da şu olarak planlanıyor; Cumhuriyet'le, Atatürk sevgisiyle, laiklikle ve çağdaş demokratlıkla yoğrulmuş milyonlarca insanda "yalnızlık" duygusu oluşturmak. "Artık benim gibi düşünenler çok azınlıkta kaldı, ülke bunların eline geçti" diye düşündürtmek ve korkutmak. Unutmayın ki korku aynı zamanda acizliğin ifadesidir. Kendini aciz ve yalnız hisseden insanlar giderek pasifleşir, tepki vermez hale gelir ve boyun eğer.
Bu tür olaylar arttıkça korkan, sinen, yalnızlık duygusu içine girerek boyun eğen insan sayısı artar. Siz de dilediğiniz gibi at oynatabilirsiniz bundan sonra. Bu amacı herkesin bilmesi gerek. Can Ataklı'nın bu yazdıklarına aklı başında hiç kimse "Yanlış" diyemez AKP Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem'in açıklamalarına bir de bu pencereden bakın lütfen. Türkiye hak ettiği çağdaşlığa doğru değil, hiç hak etmediği Arap Müslümanlığına doğru freni patlamış tır gibi gidiyor... İnşallah yanılırız.
37 yaşındaki eski top model Claudia Schiffer'in , iki çocuk doğurdukdan sonra verdiği çırılçıplak pozlar, Bu yaşta bu kadar güzel vücut olurmu dedirtti...