AKP ve kendisine destek veren çevreler, hukukun üstünlüğü ilkesine değil, sayısal çoğunluğun üstünlüğü ilkesine inanıyorlar.
Oli Rehn "AKP'nin şeriat istemediğini sağır sultan bile biliyor" demiş. Rehn'in ulusal dilinde böyle bir deyim var mı bilmiyorum ama buna benzer bir şey de söylemiş olabilir. O halde Rehn'in söylemini irdeleyelim. Türkiye'de, AKP'nin şeriat devleti istediğine inanan çok sayıda yurttaş olduğu kesin ama ben de Rehn gibi düşünenlerden olmakla birlikte, bunu düşünen yurttaşlarla alay edilmesinden yana değilim... Demokratik ülkelerde her birey, her siyasal parti hakkında dilediğini düşünmekte özgürdür. O düşünceleri, onlarla alay edilmesini gerektirmez. Ancak Oli Rehn'in unuttuğu bir şey var. Türkiye'de bir başka milyonların AKP'nin şeriat özleminden değil, Laik yaşamı tehlikeye düşüreceğinden koktuğu gerçeği. Oli Rehn; AKP meclis grubu içinde yarıdan fazla sayıda milletvekilinin laik yaşamla kavgalı olduklarını göremiyor, bilemiyor. Laik yaşamı (Devletten söz etmiyorum) tercih etmiş milyonlar, sayıca giderek azaldıklarının farkındalar. En azından 2002 Kasım ayı öncesine göre sayıca çak fazla azaldıklarını yaşayarak görüyorlar. Bu gün ne hükümet ve ne de laik yaşam tarzından nefret eden milyonlar, laik yaşam tarzını tercih edenlere baskı yapıyorlar ama bu, hiçbir zaman yapmayacakları anlamına gelmiyor. Burası Türkiye ve günümüz İslâm anlayışı, o tehlikenin her zaman mevcut olduğunu daha yıllar önce kanıtlamıştı. Türkiye, cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde, oruç tutmadığı için dayak yiyen vatandaş sayısında son beş yıldaki rakamları görmemişti... Türkiye, cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde bilhassa taşra kentlerinin lokantalarında içki servisinin yasaklandığına tanıklık etmemişti... Hatırlarsanız; AKP hükümetinin en inançlı savunucularından biri olan Prof. Eser Karakaş bile, Konya gibi milyon nüfusu aşmış bir şehir lokantasında kendisine içki servisi yapılmayışından şikâyetçi olmuştu. Oli Rehn işte bunları bilmiyor. Bilse, milyonlarca Türk vatandaşının (ki sayıları AKP'ye oy verenlerden çok fazladır) şeriat devletine dönüşmekten değil, laik yaşam tarzını yitirmekten korktuğunu anlardı. Bu arada yine Oli Rehn'e birisi şunu anlatmalı. AKP ve kendisine destek veren çevreler, hukukun üstünlüğü ilkesine değil, sayısal çoğunluğun üstünlüğü ilkesine inanıyorlar. Örneğin, Anayasa Mahkemesi üyelerinin, 550 kişilik meclis çoğunluğunun verdiği kararın de üstünde bir güce sahip olduklarından şikâyetçiler. Bir bakıma, meclis çoğunluğunun dilediği her şeyi yapmasını istiyorlar. Meclis çoğunluğu toplanır ve "Halen başbakanlık görevini yürüten kişi bu kanunun cumhurbaşkanı tarafından onaylanıp, resmi gazetede yayımlanmasından sonra İslam Dünyasının halifesi sayılır" diye bir kanun çıkarırsa bunun uygulanmasını istiyorlar... Veya yine meclis çoğunluğunun "Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olup da 14 yaşını geçmiş her kadın evinden dışarı çıktığı andan itibaren saçlarının tümünü örtmek zorundadır" gibi bir yasa çıkarması durumunda bunun da hemen uygulanmasını, Anayasa mahkemesi'nin bu tür kanunları iptal hakkının bulunmamasını istemektedirler. Oli Rehn işte bunu bilmemekte ve görememektedir. Ve başka birileri de Oli Rehn'e bunları anlatacaklarına, beyefendi ile kavga ve hatta alay etmeyi tercih etmektedirler... Sorun burada yatmaktadır. Çözümü kolay gibi görünse de zihniyetle ilgili olduğu için çok zordur...
37 yaşındaki eski top model Claudia Schiffer'in , iki çocuk doğurdukdan sonra verdiği çırılçıplak pozlar, Bu yaşta bu kadar güzel vücut olurmu dedirtti...