| |
Geri |
|
| |
 |
| Memduh Bayraktaroğlu |
|
| Umuda doğru... | |
| Toplum sözleşmesi... | |
| 23.03.2008 | |
Başta siyasetçiler ve hükümete ya da muhalefete destek vermek isteyen çevrelerin tek amaçları var: "Adalet evet ama sadece bana..." Bu talep, "Toplum Sözleşmesi"nin iptali talebidir... Sonu bir felâkettir...
| |
|
| |
İnsan düşüncesine hakim olan kuram, "Toplum Sözleşmesi" kuramıdır. Bu kuram, insanoğlunun adalete dair düşüncelerinin başlangıç noktasını oluşturur... Adaletle ilgili tüm tartışmalarımızın temelini oluşturur... "Toplum Sözleşmesi" kuramına göre adalet ve haliyle toplumun varoluşu insanlar tarafından yaratılmıştır... Adalet, her bir bireyin kendi çıkarına en üstün yararı sağladığı için her bir birey tarafından benimsenmiştir... Her bir birey, haksızlığa uğradığında "Adalet istiyorum" diye haykırır... Ortada tek bir olay olsa bile mutlaka birden fazla taraf vardır... Ve taraflardan her biri "Adalet istiyorum" der... Kim mazlumdur? kim zalim?.. Kim müşteki, kim zanlı?.. Her iki taraf da aynı şeyi ister: "Adalet"... Adalet duygusu bazen, sel gibi akıp gelen bencil duygularımızın önüne geçen büyük bir baraj gövdesidir... Kimi zaman; hırslarımızı, ihtiraslarımızı kontrolü altında alan bir başöğretmen... Toplum Sözleşmesi Kuramının fikir babaları, onyedinci ve onsekizinci yüzyılda yaşamış olan; Thomas Hobbes, John Locke ve Jean - Jacques Rousseau gibi düşünürlerdir... "Toplum Sözleşmesi" kuramını çekici kılan; adaleti sağladığına inandığımız yasalara ve bunları uygulayan mahkemelere uymamız gerektiğini anlatıyor oluşudur... Bir başka şekilde söylersek; "adalet benim haklarımı koruyor" düşüncesinden gelen biraz da kişisel çıkarlarımız gereği hepimizin severek imza attığı bir sözleşmedir "Toplumsal Sözleşme"... Çünkü bu sözleşme ile birbirimize karşı davranışlarımızdan doğacak karşılıklı zarardan sorumlu olunması gerektiğini biliriz... Keza devletle ilişkilerimizde de biliriz ki devlet, adil davranacak, hakkımız varsa verecek ama hakkı varsa alacaktır... Değerli hanımefendiler, beyefendiler... Farkında mısınız?.. Türkiye, bu "Toplum Sözleşmesi"ni çiğneyip geçiyor son günlerde... Başta siyasetçiler ve hükümete ya da muhalefete destek vermek isteyen çevrelerin tek amaçları var: "Adalet evet ama sadece bana..." Bu talep, "Toplum Sözleşmesi"nin iptali talebidir... Sonu bir felâkettir... Bilenlere tekrarlamak, bilmeyenlere ise hatırlatmak isterim... Martin Luther, 1541 yılında yayımlanan bir makalesinde şöyle diyordu: "Aç gözlü toprak sahipleri ve prensler tarafından ezilen köylüler, böyle Hıristiyanlar yerine, Türklerin egemenliğinde olmayı isteyeceklerdir..." Biliniz ki... Adaleti unutmuş... Hukukun üstünlüğü yerine sadece seçim sandığının üstünlüğünü kabul etmiş... Muhalefet ederken "başarıları bile inkâr etmeyi" politika zannetmiş... Ortak aklın yerini, çıkarcı zekânın aldığı demokrasilerde gün gelir halk; kendisini yönetecek olanın ne dinine bakar, ne yobazlığına, ne ırkına... Ve hatta öyle bir gün gelir ki; daha çok adalet vaat eden... Seçimlerden önce daha çok erzak dağıtan bir siyasi partinin lideri Öcalan bile olsa, oyunu gider o partiye verir...
|
| |
|
| |
|
|
|
| Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan olmak için tıklayın!
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
ANKET |
|
|
|
|
|
|
|
|